Company : İNTERAKTİF BİLGİ İLETİŞİM LTD. ŞTİ.
End Date : 14.05.2009
URL : https://www.hukukkitabi.com/
Address : KUMBARACI YOKUŞU NO: 61 TÜNEL - BEYOĞLU / İSTANBUL
Telephone : 0212 252 50 05
Email Contact : info [@] hukukkitabi.com
 

The following information has been self-reported by the entity to which it relates for the purpose of assignment of a unique identifier (CUI). The information has not been verified nor has the entity been authenticated, credentialed, verified, or investigated in any way.

 






Resmi Büyüt


 

Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü

Erdoğan Moroğlu / Vedat Kitapçılık
90.00 TL (KDV Dahil)
Telefonla Sipariş Kodu: 32970

 
 
 
 
 
Açıklama
Yorumlar
Taksit Seçenekleri
Arkadaşına Gönder

Anonim ortaklık bir sermaye ortaklığıdır(1). Bu ortaklıkta söz hakkı ve etkinlik kural olarak sahip olunan veya temsil edilen sermaye ve paya göre belirlenir. Esas sermayenin en az 500 TL.lık bölümünü oluşturan her pay en az bir oy hakkı verir (TTK md. 373; 379). Pay ve oy çoğunluğunu ellerinde bulunduran kimseler ortaklığın yönetim, temsil ve denetim organlarını oluşturmak, anasözleşmesini değiştirmek ve ortaklık hayatı bakımından önemli olan diğer kararları alabilmek hak ve yetkisine sahip olurlar. Bu pay sahiplerinin oyçoğunluğu ile aldıkları kararlar azınlıkta kalan paysahiplerini de bağlar (TTK md. 378; 379). Ancak, çoğunluk paysahiplerinin karar alabilme hak ve yetkileri sınırsız değildir. Kanun koyucu bu paysahiplerinin karar alma hak ve yetkilerini münferit paysahipleri ile 1/10 azınlığa tanıdığı bireysel haklar ve azınlık hakları ile sınırlamış ve böylece münferit ve azınlık paysahipleri ile oyçoğunluğunu ellerinde bulunduran paysahiplerinin karşılıklı hak ve yetkilerini dengelemeye çalışmıştır(2). Bu dengenin sağlanabilmesinde en önemli hukuki imkânlardan biri de her bir paysahibinin kanuna, anasözleşmeye ve afaki iyiniyete aykırı genel kurul kararlarının iptalini ve emredici hükümlere veya ahlâka ve âdaba aykırı olmaları halinde de yokluk veya butlanının tesbitini dava edebilme yetkileridir.

Kanuna ve anasözleşmeye aykırı olan genel kurul kararlarının iptalini dava edebilme hakkı hukukumuzda ilk olarak 1926 tarih ve 865 sayılı mülga Ticaret Kanunu’nun 381-384. maddelerinde düzenlenmiş ve bu hükümler, dil ve ifade değişiklikleri ile “afaki iyiniyet esaslarına aykırılık” halinin açıkça iptaledilebilirlik nedenleri arasında sayılmış olması dışında, aynen 6762 sayılı ve halen yürürlükte olan Türk Ticaret Kanunu’nun 381-384. maddelerine aktarılmıştır. Sözkonusu hükümlere 1897 tarihli Handelsgesetzbuch’un (Alman Ticaret Kanunu’nun) mülga 271-273. paragrafları hükümleri kaynak olmuştur(3). Alman Ticaret Kanunu’nun anılan hükümleri ile İsviçre Borçlar Kanunu’nun eski 706. md.sinde olduğu gibi Türk Ticaret Kanunu’nda da genel kurul kararlarının iptaledilebilirlikleri yanında mutlak hükümsüzlüğü halleri düzenlenmemiştir. Ancak, sözkonusu hukuk çevrelerindeki gelişmeye paralel olarak, genel hükümlere göre kararların butlanının veya yokluğunun tesbitinin de dava edilebileceği doktrinde ve Yüksek Yargı kararları ile kabul edilmiştir. Bu kabul isabetli olmakla beraber, aralarında mevcut olan önemli hüküm farkı iptaledilebilirlik ile yokluk ve butlan hallerinin sınırlandırılması sorununu ortaya çıkarmıştır. İp-taledilebilir bir genel kurul kararı mahkemenin iptal hükmünün kesinleşmesine kadar geçerli olduğu ve iptal davası üç aylık hak düşürücü bir süreye bağlanmış bulunduğu halde, yok veya bâtıl olan genel kurul kararları başlangıçtan itibaren hiçbir hüküm doğurmazlar ve bu hükümsüzlük dava veya defi yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Bu nedenle hukuka aykırı bir genel kurul kararının hangi hallerde iptaledilebilir ve hangi hallerde yok veya bâtıl olacağının tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi hukuk güvenliğinin sağlanması bakımından çok önemlidir. Ayrıca, yokluk ve butlanın süresiz olarak ileri sürülebilmesini haklı kılan kamu yararının ortaklık ilişkileri bakımından hayati önemde olan hukuki güvenlik ihtiyacı ile de bağdaştırılması, yani sınırlandırılması gerekir.

Bu sorunlar ancak kanuni düzenleme ile köklü çözüme kavuşturulabilecek türdendir. Nitekim, TTK’nun 381-384. md.lerine kaynak olan Alman Ticaret Kanunu’nun anonim ortaklıklara ilişkin hükümlerini yürürlükten kaldıran 1937 tarihli Aktiengesetz’de (Pay Senetli Ortaklıklar Kanunu’nda) yukarıdaki konularda geniş düzenlemelere yer verilmiş ve bu düzenlemeler anılan kanunu yürürlükten kaldıran 1965 tarihli Aktiengesetz’de de yeralmıştır.

Türk Ticaret Kanunu gerek yukarıda değinilen konularda, gerekse genel kurul kararlarının iptaline dair hükümleriyle güncel gereksinimlerin gerisinde kalmıştır. Bu nedenle, Türk Ticaret Kanunu’nun genel kurul kararlarının hükümsüzlüğüne ilişkin düzenlemesinin de lege lata ve de lege ferenda değerlendirilmesi yararlı olacaktır.

Ayrıca belirtelim ki, TTK’nun 381-384. md.si hükümleri TTK’nun 536/IV. md.si yollamasıyla limited ortaklık ortaklar kurulu kararları; TTK’nun 476/11 md.si yollamasıyla sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklık ortaklar kurulu kararları ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. md.si yollamasıyla kooperatif genel kurulu kararları hakkında da uygulanmaktadır.

Genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü konusu sekiz bölümde incelenmiştir. Birinci bölümde genel kurul kararı üzerinde durulmuş, anonim ortaklığın ilişkileri bakımından önemi belirtilerek tanımı yapılmış, hukuki nitelikleri ve kavram olarak kapsamı ve nasıl yorumlanacağı belirtilmiştir. İkinci bölümde, hukuka aykırı genel kurul kararlarına uygulanacak çeşitli müeyyideler, diğer bir ifade ile çeşitli hükümsüzlük halleri ele alınarak genel kurul kararlarının iptaledilebilirliği, butlanı, yokluğu ve askıda hükümsüzlüğü halleri genel olarak incelenmiş, hukukumuzdaki durum belirtilmiştir. Üçüncü bölümde, genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü konusunda hukukumuz yönünden dikkate değer bir gelişme gösteren Alman, İsviçre ve İtalyan hukuk çevrelerindeki düzenleme genel olarak ele alınmıştır. Dördüncü bölümde hüküm ve sonuçları farklı olan ve bu nedenle de birbirlerinden ayrılması önem taşıyan mutlak hükümsüzlük halleri (yokluk ve butlan) ile iptaledilebilirliğin sınırlandırılmasına çalışılmıştır. Beşinci bölümde genel kurul kararlarının meydana gelebilmesi koşulları ve dolayısıyla yokluğu, altıncı bölümde butlanı ve yedinci bölümde iptaledilebilirliği nedenleri, bunun ileri sürülmesi koşulları ve hukuki sonuçları incelenmiştir. Sekizinci bölümde ise ticaret siciline tescili zorunlu olan ve olmayan hukuka aykırı genel kurul kararları karşısında ticaret sicili memurunun tutumunun ne olması gerektiği konusu ele alınmıştır. Açıklamalarımız de lege ferenda önerilerimizin genel bir özeti ile sona ermektedir.


Kitap detayları

Sayfa sayısı: 332 sayfa

Basım tarihi: 2009 Eylül 5.Bası

Boyutlar: 18 x 23 cm

Cilt: Ciltli

ISBN: 9786054002443


Mesaj bulunamadı
 


Mesaj Yaz

* Oyunuz:
* Adınız Soyadınız:
* Mesajınız:
1. Kredi Karti ile Tek Ödeme
Visa / Master ile 90.00 TL

2. Havale / EFT ile Ödeme
Havale / EFT ile 85.50 TL ( -5 % ) Ekstra İndirim

3. Taksitli Ödeme
Taksit Adedi
   2  Taksit
   3  Taksit
   4  Taksit
   5  Taksit
   6  Taksit
   7  Taksit
   8  Taksit
   9  Taksit
   10  Taksit
   11  Taksit
   12  Taksit
Taksit Tutarı Toplam
45.00 TL 90.00 TL
30.00 TL 90.00 TL
24.53 TL 98.10 TL
19.80 TL 99.00 TL
16.65 TL 99.90 TL
14.40 TL 100.80 TL
12.71 TL 101.70 TL
11.50 TL 103.50 TL
10.53 TL 105.30 TL
9.74 TL 107.10 TL
9.00 TL 108.00 TL
Taksit Tutarı Toplam
45.00 TL 90.00 TL
30.00 TL 90.00 TL
24.53 TL 98.10 TL
19.80 TL 99.00 TL
16.80 TL 100.80 TL
14.53 TL 101.70 TL
12.94 TL 103.50 TL
11.60 TL 104.40 TL
10.53 TL 105.30 TL
9.74 TL 107.10 TL
9.00 TL 108.00 TL
* Arkadaşının Adı:
* Arkadaşının E-Posta Adresi:
* Adınız Soyadınız:
* E-Mail Adresiniz:
* Mesajınız:

Hukuk Kitabı'na kayıt olmak için buraya, hesabınıza giriş yapmak için buraya tıklayınız.

E-bülten

Duyuru ve avantajlardan haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakın:
Git
Yükleniyor...